top of page

Dava Sürecinde; Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans Eğitiminin Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Eğitimi ile Eşdeğerliğinin Tespitinde Bilirkişiler Tarafından Aranan Kriterler

  • Yazarın fotoğrafı: Mehmet Aka
    Mehmet Aka
  • 12 May
  • 6 dakikada okunur



1.      Giriş


Hukuk büromuz tarafından yürütülen ve başarıyla sonuçlanan bir idari dava sürecinde, müvekkilimizin tamamladığı Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitiminin Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimiyle eşdeğer olduğu tespit edilmiştir. Bu yazıda, söz konusu eşdeğerlik değerlendirmesinde bilirkişi heyetlerinin esas aldığı kriterleri ve inceleme yöntemini paylaşmayı amaçlıyoruz.

Benzer durumda olan psikologlar ile bu alanda hukuki danışmanlık arayan kişiler için yol gösterici olacağını umduğumuz bu bilgiler, dava dosyasına sunulan birden fazla bilirkişi raporu esas alınarak hazırlanmıştır.

Öncelikle belirtmeliyiz ki; bu yazıda yer verilen kriterler örnek bir dava dosyasından ve dolayısıyla tek bir davacının yüksek lisans öğrenimine dair yapılan değerlendirmeye aittir. Dolayısıyla nesnel ve tek kriter listesi olarak düşünülmemesi gerekir. Başka bir başvurucunun farklı bir yüksek lisans öğrenimine ve öğrenim içeriğine sahip olması, öğreniminin klinik psikoloji yüksek lisans eşdeğerliğinde olmadığının tespit edileceği anlamını taşımaz. Her dosya kendi özelliklerine göre değerlendirilir.

Yükseköğretim alanında verilen lisansüstü eğitimlerin birbirine eşdeğer olup olmadığının tespiti, yalnızca program adının karşılaştırılmasıyla yapılabilecek bir işlem değildir. Özellikle psikoloji alanında, bir yüksek lisans programının klinik psikoloji yüksek lisans eğitimi ile eşdeğer sayılıp sayılmayacağı değerlendirilirken, esas alınan husus programın adı değil; programın içeriği, kapsamı, uygulama boyutu, kazanılan yeterlikler ve eğitim sürecinin niteliğidir.

Bu çerçevede, uygulamalı psikoloji yüksek lisans eğitiminin klinik psikoloji yüksek lisans eğitimi ile eşdeğerliğinin tespitinde bilirkişiler tarafından değerlendirilen temel kriterler; teorik derslerin kapsamı, klinik uygulama ve süpervizyon düzeyi, ölçme-değerlendirme becerileri, psikopatoloji ve psikoterapi eğitimi, araştırma yöntemleri, tez çalışması ve toplam akademik iş yükü gibi çok sayıda unsurdan oluşur. Dolayısıyla, eşdeğerlik değerlendirmesi, tek bir ders listesine veya diplomada yazan ibareye değil, bütüncül bir akademik analiz ve mesleki yeterlik incelemesine dayanır.


Bilirkişilerin Değerlendirme Yöntemi Nasıl Kurulur?


Bilirkişiler, eşdeğerlik değerlendirmesinde çoğu zaman şu yöntemi izler:

1. Programın ders listesi ve müfredatı incelenir.

2. Ders içerikleri tek tek karşılaştırılır.

3. Klinik psikoloji alanındaki çekirdek yetkinlikler belirlenir.

4. Programın bu yetkinlikleri ne ölçüde karşıladığı analiz edilir.

5. Uygulama, staj ve süpervizyon unsurları değerlendirilir.

6. Tez ve araştırma boyutu gözden geçirilir.

7. Toplam kredi/AKTS yükü dikkate alınır.

8. Sonuçta genel bir eşdeğerlik kanaatine varılır.


Bu yöntem, biçimsel değil maddi bir denetimdir. Yani mesele, diplomanın üzerinde ne yazdığı değil; o diplomanın dayandığı eğitim sürecinin klinik psikoloji yeterliklerini üretip üretmediğidir.


Eşdeğerlik Değerlendirmesinde Belirleyici Olan Ana Başlıklar


Bilirkişi incelemesinde öne çıkan kriterler şu başlıklarla özetlenebilir:

• Programın amacı ve uzmanlık alanı

• Ders içerikleri ve öğrenme çıktıları

• Klinik psikolojiye özgü çekirdek derslerin varlığı

• Klinik görüşme ve değerlendirme becerileri

• Psikoterapi kuramları ve uygulama dersleri

• Psikopatoloji eğitimi

• Süpervizyonlu klinik staj ve/veya uygulama

• Çocuk ve yetişkin klinik alanlarının birlikte ele alınması

• Toplam kredi ve AKTS yükü

• Öğretim kadrosunun uzmanlığı

• Programın tarihsel devamlılığı ve içerik bütünlüğü

Bu başlıkların birlikte bulunması, eşdeğerlik yönünde güçlü bir teknik temel oluşturur.

Bir yüksek lisans eğitiminin klinik psikoloji yüksek lisans eğitimi ile eşdeğer sayılması için, programın yalnızca isim olarak değil, müfredat, uygulama, akademik yoğunluk ve kazanım düzeyi bakımından da klinik psikolojiye denk olması gerekir.

Bilirkişiler, bu tespiti yaparken özellikle şu noktaya bakar: Öğrenci bu programdan mezun olduğunda, klinik psikoloji alanında çalışmak için gerekli temel bilgi, beceri ve yetkinlikleri kazanmış mıdır?

Eğer cevap evet ise, programın klinik psikoloji yüksek lisans eğitimi ile eşdeğer olduğu yönünde görüş bildirilmesi mümkündür.


2.  Bilirkişilerin Aradığı Temel Kriterler


2.1. Programın amacı ve uzmanlık yönelimi


Bilirkişilerin ilk olarak değerlendirdiği nokta, programın hangi meslekî amaca hizmet ettiğidir. Bir programın yalnızca psikoloji alanında genel bilgi vermesi yeterli değildir. Klinik psikoloji ile eşdeğer sayılabilmesi için programın, öğrenciyi doğrudan klinik değerlendirme, psikopatoloji, psikoterapi, görüşme teknikleri, uygulama ve müdahale alanlarında yetiştirmeyi hedeflemesi gerekir.Burada bakılan husus şudur: Program, öğrenciyi sadece akademik düzeyde bilgi sahibi biri haline mi getiriyor, yoksa onu klinik alanda çalışabilecek bilgi ve beceriyle donatıyor mu?


2.2. Ders içeriklerinin klinik psikoloji çekirdeğiyle uyumu


Bilirkişiler, ders adlarından çok derslerin içeriğine bakar. Çünkü bazı dersler isim olarak farklı olabilir; ancak içerik olarak aynı klinik yetkinliği kazandırabilir. Bu nedenle şu başlıklar önem taşır:


• Psikopatoloji

• Çocuk ve yetişkin psikopatolojisi

• Klinik görüşme

• Klinik değerlendirme

• Psikoterapi kuramları

• Bilişsel davranışçı terapi ve diğer terapi yaklaşımları

• Zekâ ve nöropsikolojik değerlendirme

• Klinik araştırma teknikleri

• İstatistik ve veri analizi

• Klinik etik

• Mesleki oryantasyon

• Tez çalışması (zorunlu değildir)

Bu derslerin varlığı tek başına yeterli değildir; derslerin kapsamı, haftalık içeriği, uygulama kısmı, ölçme biçimi ve öğrenme çıktıları da incelenir.


2.3. Klinik uygulama ve süpervizyon


Klinik psikoloji eğitiminin en ayırt edici yönlerinden biri, teorik bilginin uygulama ile desteklenmesidir. Bu durum staj, süpervizyon ile sağlanabileceği gibi uygulama dersleri ile de sağlanabilmektedir. Bu sebeple bilirkişiler, programda klinik uygulama fırsatlarının bulunup bulunmadığına büyük önem verir. Özellikle şu unsurlar aranır:

• Çocuk ve yetişkin klinik pratiği

• Hastane veya klinik ortamda gözlem ya da muadil uygulamalı dersler

• Vaka tartışmaları

• Test uygulama ve yorumlama

• Rapor yazma

• Danışan görüşmesi deneyimi

Bir programın klinik psikoloji ile eşdeğer sayılabilmesi için öğrencinin, yalnızca kuramsal ders dinlemiş olması yetmez. Öğrencinin klinik ortamda gözlem yapması, uygulama becerisi geliştirmesi ve uzman gözetiminde mesleki deneyim kazanması beklenir.


2.4. Ölçme ve değerlendirme becerileri


Klinik psikologların temel görevlerinden biri, danışanın durumunu doğru biçimde değerlendirebilmektir. Bu nedenle bilirkişiler, programın öğrenciye şu becerileri kazandırıp kazandırmadığını da inceler:

• Görüşme yapabilme

• Klinik gözlem yapabilme

• Zekâ testleri uygulayabilme

• Kişilik testleri uygulayabilme

• Nöropsikolojik testleri yorumlayabilme

• Semptom taraması yapabilme

• Vaka formülasyonu oluşturabilme

• Değerlendirme raporu hazırlayabilme

Bu beceriler, klinik psikoloji eğitiminin temel omurgasını oluşturur. Sadece kuramsal bilgi yeterli değildir; değerlendirme becerisi fiilen kazanılmış olmalıdır.


2.5. Psikoterapi kuramları ve müdahale becerileri


Bir yüksek lisans programının klinik psikoloji ile eşdeğerliğinin değerlendirilmesinde, psikoterapi derslerinin varlığı ve niteliği belirleyici kabul edilir. Bilirkişiler, öğrencinin:

• psikoterapi kuramlarını öğrenip öğrenmediğini,

• farklı terapi yaklaşımlarını tanıyıp tanımadığını,

• bunları vaka örnekleri üzerinden uygulama becerisi kazanıp kazanmadığını,

• müdahale ve teknik kullanma yeterliği edinip edinmediğini

inceler.

Özellikle bilişsel davranışçı terapi, bireysel terapi, grup terapisi, çocuk terapisi, yetişkin terapisi, aile ve çift görüşmeleri gibi başlıklar klinik psikoloji açısından önem taşır.


2.6. Psikopatoloji bilgisinin kapsamı


Klinik psikoloji eğitiminin temel alanlarından biri psikopatolojidir. Bu nedenle bilirkişiler, programda sadece genel psikoloji değil, klinik bozuklukların anlaşılmasına yönelik dersler bulunup bulunmadığını değerlendirir.

Bu kapsamda şu sorular önemlidir:

• Çocuk psikopatolojisi var mı?

• Yetişkin psikopatolojisi var mı?

• Klinik tablolar ayrıntılı biçimde öğretiliyor mu?

• Ruhsal bozuklukların belirtileri, nedenleri ve değerlendirme biçimleri işleniyor mu?

• Psikopatoloji kuramları uygulama ile birleştiriliyor mu?

Bir programın klinik psikolojiye eşdeğerliğinden söz edilebilmesi için psikopatoloji boyutunun güçlü olması gerekir.


2.7. Araştırma yöntemleri, istatistik ve bilimsel üretim


Lisansüstü eğitim yalnızca mesleki beceri değil, aynı zamanda bilimsel düşünme becerisi de kazandırır. Bu nedenle bilirkişiler, programda araştırma yöntemleri, istatistik ve tez çalışmasının yer almasına dikkat eder.

Genellikle şu unsurlar incelenir:

• Bilimsel araştırma yöntemleri

• İstatistiksel analizler

• Veri toplama ve yorumlama becerisi

• Bilimsel rapor yazımı

• Tez süreci

• Literatür tarama ve akademik yazım

Bu alan, öğrencinin klinik uygulamaları bilimsel kanıtla ilişkilendirebilmesini sağlar. Klinik psikoloji eğitiminin önemli yönlerinden biri, uygulamanın araştırma temelli olmasıdır.


2.8. Derslerin sayısı kadar niteliği de önemlidir


Eşdeğerlik değerlendirmesinde yalnızca kaç ders alındığına bakılmaz. Aynı zamanda:

• derslerin toplam içeriği,

• kuramsal/pratik dağılımı,

• derslerin süresi,

• kredi ve AKTS yükü,

• uygulama saatleri,

• ölçme yöntemleri

de değerlendirilir.

Bir programın çok sayıda ders içermesi tek başına yeterli değildir. Önemli olan, bu derslerin klinik psikoloji mesleğinin gerektirdiği yeterlikleri kazandırıp kazandırmadığıdır.


2.9. Öğretim elemanlarının uzmanlık alanı


Bilirkişiler, dersleri veren akademik kadronun uzmanlığını da dikkate alabilir. Çünkü ders içeriği kadar, o içeriği veren öğretim elemanlarının alan deneyimi de programın niteliğine ilişkin fikir verir. Klinik psikoloji eğitimi, alan uzmanı akademisyenler tarafından yürütülen bir yapıda ise bu durum eşdeğerlik değerlendirmesinde olumlu unsur oluşturur.


3.      Özet


Kısacası, eşdeğerlik değerlendirmesinde aranan temel kriterler şunlardır:

• Programın klinik alana yönelmiş olması,

• Psikopatoloji, psikoterapi, görüşme ve değerlendirme derslerini içermesi,

• Süpervizyonlu klinik uygulama ve staj bulunması,

• Araştırma, istatistik ve tez boyutunun mevcut olması,

• Programın çocuk ve yetişkin klinik alanlarını kapsaması,

• Ders içeriklerinin klinik psikoloji yetkinlikleriyle örtüşmesi,

• Toplam eğitim yükünün lisansüstü düzeyde yeterli olması.

Bu nedenle eşdeğerlik değerlendirmesi, yalnızca belge üzerindeki adlandırma üzerinden değil; eğitimin gerçekte ne kazandırdığı üzerinden yapılır.


4.      Son Değerlendirme


Kazanılmış bir davada, uygulamalı psikoloji yüksek lisans eğitiminin klinik psikoloji yüksek lisans eğitimi ile eşdeğer olduğunun tespiti, teknik ve akademik verilerin bütüncül değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkar. Bilirkişiler; ders programlarını, içerikleri, uygulama alanlarını, süpervizyonu, tez çalışmasını ve toplam yetkinlik düzeyini inceleyerek sonuca ulaşır. Bu yaklaşım, eşdeğerlik tartışmalarında biçimden ziyade özün esas alınması gerektiğini göstermektedir.


Kaynakça

• 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 31

• 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 266

• Danıştay 8. Daire kararları: eşdeğerlik değerlendirmesinde program içeriği, kazanılan yetkinlikler ve ders içeriklerinin incelenmesine ilişkin içtihatlar

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7682 E. , 2024/4325 K. Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1849 E. , 2024/4312 K. Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5881 E. , 2024/4317 K.

 
 
bottom of page